Ayakkabımdaki Tekerlek İzi

Sünnet kıayfetlerini bir çok çocuk çok sevmiştir. Benim için ise böyle pelerini, elinde kral tadında sopası, kafasındaki şapkada bokun üzerine dikilmiş gibi duran tüyü ile anorak kelimesi ile yarışır benim için anlamsızlık konusunda. Zaten benim pelerinim ve kral sopam yoktu. Hatta okuma bayramı kıyafetime şapka eklenip sünnet kıyafeti olarak bana yutturulmuş olmasından şüphe ediyorum. Muhtemelen […]




“Bayan da kabul ederse kendisine talibim”

Başlık yanıltmasın, yok öyle bir şey. Onun hikayesini yazının en sonunda anlatıcam. Yoğun bir dönem geçirdik bu hafta reklam çekimleri ve canlı yayınlanan advertorial’lar sebebi ile. İsimlerini vermeyeceğim, fakat üşenmeyenlerin rahatlıkla bulabilecekleri birkaç kanala yoğun şekilde gidip geldik, içli dışlı olduk. Reklamların yayınlanacağı saatler doğrultusunda genellikle sabah ve öğle saatlerinde yapılan ve daha çok ev […]




Bir Seminer

Geçen hafta TurkNet’ten üç kişi (Ben, Pazarlama Uzmanımız ve Portal Ürün Müdürümüz) Gelişim Platformu’nun düzenlediği İnternet Medyasının Gücü anakonulu panele katıldık. İnternet gazetelerinden, haber portallarından ve online reklam sektöründen olmak üzere dört adet konuşmacı vardı. “Bence” katılımcıların bir kısmı gayet aklı başında ve mantık dahilinde konuşurken, bir kısmı da açıkçası daha dar bir pencereden bakıyordu […]




Günün Anlam ve Önemine Dair

Anaokuldaydım o zaman. Çok net hatırlıyorum. Göztepe, İlkışık Anaokulu. Yemekhanenin penceresinden kocaman bahçesi ve salıncakları, bahçenin ön tarafından da tren yolu gözükürdü. Galatasaraylı kuzenimle beraber gidip gelirdik… İngilizceden hallice bir ingilizce dersi vardı. Bazı kelimeler, sayılar, renkler falan öğretilirdi. O güne denk gelmişti o hallice ders. Fenerbahçe ve Galatasaray’ın maçının olduğu, kuzenimin de benim de […]




Biz Aslında Smiley’dik

Öncelikli olarak, hayatım boyunca hep çizebilmek istedim, fakat hiçbir zaman istediğim kadar başarılı olamadım. Çok güzel şeyler çizebiliyordum, fakat uzun sürüyordu. Hızlı çizmek istediğimde ise çok uzun sürüyordu. O yüzden bir Ersin Karabulut olamayacağım kesindi benim için. Ben yine de pes etmedim, hem elimin çabuk çizebileceği, hem de kendi çizgilerim ile derdimi anlatabileceğim bir şeyler […]




Ateşim Yok

Sağlık konusunda rutine sahip bir insanımdır. Yılda iki kere grip olur ve bunları ağır geçiririm. Bir de bahar döneminde alerjik saman nezlesi tadında bir hastalığa yakalanırım, antihistaminik ilaçlar ve çeşitli burun spreyleri ile o da bir hafta içerisinde falan geçer. Ender olarak sağlığımı pek sallamadığım dönemlerde de faranjit olurum, ki bir yıl içinde geçireceğim en […]




Çalışma Etiği Gibi Bir Şey

Her daim bana yüklenen bir işin sorumluluklarını yerine getirmek için elimden gelen yaparım. Sallama iş yapmam, özenirim. Eleştirileri dikkate alırım, eleştiriler doğrultusunda gerekli düzenlemeleri ve geliştirmeleri yaparım ki insanları dinlediğim anlaşılsın, umursadığım bilinsin. Tabii ki bu benim. Benim aksime modellemeler var bir de. (Hakaret gelecek buraya) Kendi işleri dışında bir şey düşünmeyen; akabinde başkalarının işlerini […]




Shuffle – Something Like Human (2000)

1999’un sonlarına doğru yaşım itibarı ile (16) artan internet manyaklığım ve yükselen telefon faturası miktarının da etkisi ile annem internetimi kestirmisti. Çok menem bir durumdu. Hergün konuştuğun arkadaşlarınla konuşamayacak, geyiğin dibine vuramayacak ve ders çalışmak zorunda kalacaktın. Düşünsene. Hayır, aslında benim için öyle değildi. Bugün, eğer ki iyi bir müzik dinleyicisiysem (“iyi” derken kaliteli müzikten […]




Beyaz Gölge (Yok Öyle Değil)

İlk hatırladığım kış 80’li yıllardaki, yılını tam olarak hatırlamadığım, fakat kendisinden efsane olarak bahsedilendi. Erenköy Cami Sokak’taki evimizin küçük bahçesinde babamla kar topu oynarken bahçenin diğer tarafına gittiğimi ve akabinde herşeyin bir anda beyaz olduğunu hatırlıyorum. Sonra babamlar beni içine düştüğüm kar yığınından çıkartmıştı. İstanbul’da yaşadığımdan dolayı olsa gerek, yılda en fazla 2 kere kar […]




İlkokul #2

Takriben yillardan 89 90 gibi birsey olsa gerek. İlkokul 3 ya da 4 donemine denk olsa gerek. Gecmis zamanda samaroglani olan ben, bir sekilde sinifin sevilen ve sozu gecen bir adami olmustur. Lakin kavga ciksa dayak yiyecegini bilse efendi takilmakta , kimselere bulasmamaktadir. O zaman nasil oluyorsa bir bucuk saatlik -90 dakika- bir oglen tenefusumuz […]