İnsanlıktan Çıkmanın Somut Kanıtı

Yazacak o kadar yazım varken ve biraz da zaman sahibi iken daha faydalı bir şeyler yazmak isterdim. Fakat olmadı. Zaten çok da uzun bir yazı olmayacak. İşimiz bu. İnterneti ve hatta daha spesifik olarak sosyalmedyayı kullanarak çalışıyoruz. İşin gerçek uzmanları varken hiçbir zaman kendimi bazı hevesliler gibi soyal medya uzmanı olarak tanıtmadım, fakat nerede baksan […]




Özgürlüğün Ülkesi

uzun zamandır sözlükte açılan başlıklara bakmak lazım bu mevzunun özüne inebilmek için. hani deniyor ya “her yere sızdılar, her yerde adamları var” diye. işte bu başlıklar onu ve devamında bu kapatma talebinin gerekçesini gösterecek. tonla başlık var son 2 yıl içerisinde açılan deliler gibi. iktidar partisini öven, basbakani ve yaptigi icraatleri oven, yandaşları öven. tonla. […]




Erkeklerin Futbol Hafızası

Kabul edilebilir bir gerçektir erkeklerin futbol hafızası. Dün akşam ne yediğini hatırlamasa da, 10 yıl önceki bir Fenerbahçe maçını hatırlayabilir ortalama bir erkek. İsviçresiz Bilimadamları da bunu destekler görüntüde. Yıllardan 1996, sezonlardan 1996-1997’nin başı. Fenerbahçe önceki sezon gelen şampiyonluğu perçinlemek için yine bir transfer harekatı yapmış ve o günkü tabir ile bombalar patlatmış. Şampiyonluk töreninin […]




Mission Accomplished!

Mayıs 2010’da başladı TurkNet çalışma hayatım. Bahtsız başlamış olan iş hayatımın bahtlı gitmesi yolundaki ilk adım olarak yerini almıştı kariyer adımlarım üzerinde. Bugün takvime bakınca 1 yılın nasıl geçtiğini düşünmeden etmenin mümkün olmadığını çok net bir şekilde anlıyorum. TurkNet’teki çalışma saatlerimin sonlarına yaklaşırken çalışma masama baktığımda adeta bir yılın yaşanmışlığını hissetmenin mutluluğunu görürken, 1-2 saat […]




Oh, Juke What You’ve Done?

Öncelikli olarak bu yazının temelini oluşturan yazıya link vermek istiyorum. Olcayto Cengiz’in bu mükemmel yazısı, bu yazıdan önce okunmalı. <prologue> Aslında herşey evlendikten 1-2 ay sonra başlamıştı. Emektar Volvo’mu masraflı olduğu için annemlere bıraktıktan sonra, yine bir diğer emektar; fakat bir o kadar da temiz olan Ece’nin 98 Corsa’sını kullanmaya başlamıştık. Henüz 39000 kilometrede olan […]




Doğumgünleri ve Tekerrürler

Tarih dediğin doğumgünü gibidir. Hep kendini tekerrür eder. Belki 1 yıl ara verir, belki 10 yıl; ama hep tekerrür eder. <flashback> Tarih : 21 Nisan 2001 Yer : Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadyumu (O zamanki adı ile Fenerbahçe Stadı) Fenerbahçe, Mustafa Denizli yönetiminde yepyeni bir kadro ile şampiyonluğa gidiyor. Bir hafta önce ilk yarısı 0-0 biten […]




Save The Vinyl Foundation

Geçen hafta Palladium D&R’da gezerken plak sattıklarını görmem ile ilgili şöyle bir tweer/feed göndermiştim; http://ff.im/Al7lJ O mükemmel plakları görünce gerçekten dibim düşmüştü. Uzun zamandır Akmar’da, uzun uğraşlar ile bulmaya çalışırken çoğu albümü -bulduklarımı fahiş fiyatlar yüzünden alamayıp, bir çoğunu ise bulamadıktan sonra- orada en azından alınabilir fiyatlara görmek mükemmel bir mutluluk vermişti bana. Fakat o […]




Lazanyadan Yansıyanlar

Red Kit bittiğinde ağlardım hep. Ama “I’m a lonsome cowboy” deyu mırıldanarak Düldül’ü günbatımına doğru sürdüğü için değil. Daha basit. Çocuk mantığı ile. Bittiği için ağlardım. Çünkü muhtemelen sonrasında ya dedemin tabiri ile ajans ya da Yalan Rüzgarı tadında bir dizi başlayacaktı ve Red Kit’i tekrar izlemem için uyuyup uyanmam gerekecekti. Dedemin o zamanın parası […]




Shuffle – Parachutes (2001)

Starbucks’un Mephisto’nun yerini almadığı zamanlardı. Net hatırlıyorum, çünkü referans noktam Zihni Müzik ve Mephisto’ydu. İşporta ve korsanın rahat rahat yapılabildiği, fakat her an “anam zabıta!” cümlesi ile CD alacağınız adamın adeta bir geleceğin Usain Bolt’u olup sizi arkasındaki toz bulutu ile başbaşa bırakabileceği güzel zamanlar (yaşadığım herşeyi bu kadar uzun cümlelerle anlatmaktan ben de haz […]




İlkokul #3

Senet ile ilk tanistigim yerdir benim icin ilkokul. Hatta soyle “siz hic hayatinizda acik arttirma ile seker aldiniz mi ?” diye de retorik bir soru ile hafif bir giris yapmak isterim… <flashback> “Ben” kisisi anaokuldadir. Artik neyden sebeptir bilmiyorum; ogretmenlerin sessizligi saglamak icin mi, yoksa biraz dedikodu yaparken bizim kirip kicimizi oturmamiz icin mi; bir […]