uzun zamandır sözlükte açılan başlıklara bakmak lazım bu mevzunun özüne inebilmek için. hani deniyor ya “her yere sızdılar, her yerde adamları var” diye. işte bu başlıklar onu ve devamında bu kapatma talebinin gerekçesini gösterecek.

tonla başlık var son 2 yıl içerisinde açılan deliler gibi. iktidar partisini öven, basbakani ve yaptigi icraatleri oven, yandaşları öven. tonla. fakat o başlıkların altında bir o kadar da karşı görüş var, hatta karşıt görüşler çok daha fazla ve mantıklı. en azindan “rte atatürk gibi bir adamdır” sığlığından uzak ve elle tutulur argümanlar ile yazılmış bu karşı görüşlerin çoğu. benim tahminim, bu ve bunun gibi yandasların bu tarz basliklr ve entryler girmesinin sebebi, bilgi sahibi olmayan adamların bu içerikleri okuduğunda -sadece ekşi sözlük üzerinde değil- “vay bee büyük adammış” diyerek “o taraf” a sempati duymasını sağlamak. başka da bir şey değil. fakat gel gör ki karşı görüşte bulunan anti-yandaşlarla mücadele etmek kendilerini sıkmış ve yormuş olacak ki -yeterli sayıda yandaş yetiştiremediklerinden olsa gerek- artık onlarla açık platformlar üzerinde mücadele etmek yerine, mücadelye müsait platformları kaptıp sadece yandaş platformlardan oluşan bir `özgür intranet` kurma cabasina girisildi. eksi sozluk’un de bu platformların basini cektigini dusunursek bu kapatma talebi aslinda cok da beklenmeyen bir sey degildi.

hak, hukuk ve adalet devleti oldugumuzdan bahsediliyor, “hani iran olacaktik?” diye soruluyo. yuzeysel bakan adamin gorusleri bunlar. fakat kimse buyuk resme bakip da “haci bu yil da iran olmadik ama 10 sene icinde olmayacagiz diyemem” demiyor, diyemiyor. medyayi tekel alip, parayı kendi kontrollerinde tutup, zengini – fakiri kendilerinin belirleyebildigi, interneti kendi istediklerini yayinlayacaklari bir tabloid gazete haline getirdiklerini ya insanlar gormuyor ya da gormek istemiyor. belki de gorduklerini korkularindan ya da aldiklari komur yardimlari haram zikkim olmasin diye soylemiyorlar. ilk “tehlikenin farkinda misiniz?” reklamlari donmeye basladiginda herkes “hasiktir lan” demisti; ama su an o hasiktir diyenler bile tehlikenin farkinda ve enselerinde hissediyorlardir muhtemelen.

`ssg` cok guzel seylr soylemis. uygulanmasi imkansiz bir karara imza atildigindan bahsetmis. fakat biz bu ulkede uygulanmasi imkansiz neler gorduk, nelere imkansiz dedik ve sonra gotumuzde patladi; onu da dusunmek gerek. sonucta bu olaylar artik sozluk’te entry girerek, twitter’da hash tag kullanarak cozumlenebilecek seyler degil. cunku onlar en az 3 cocuk yapiyorlar ve sayı bazında gunden gune artiyorlar. “biz kac kisiyiz?” sorusunun cevabini baz alirsak onlar her zaman bizden fazla olacak ve surekli bizden daha cok guce sahip olacaklar. dusunun ki basbakan “biz de onlarin karsisina 10bin tane bizden cikartiriz” diyebilecek kadar bu guce guvenir olmus, dusunun ki o 10bin tane polis olmus, kapimiza dayanmis.  her sey planli, her sey programli; bir yerlerde emir aliyorlar ve bunu uyguluyorlar. alin bunlar da benim cok onceden yazdiklarim;

(bkz: #7431300)
(bkz: #17630426)

o günlerde pek çok kişiye anlam ifade etmemişti. belki bugünlerde eder. sıradaki şarkı ise duman’dan gelsin; özgürlüğün ülkesi.