darkness

Siz hiç hayatınızdaki en sevdiğinizi kaybetme korkusunu yaşadınız mı? Otobanda arkanızdan saatte 400 kilometre hızla yaklaşırken orospu çocuğu olduğunun altını çizercesine selektör atan direksiyon delikanlıları gibi kendini belli ederek değil, emniyet şeridinden makas atarken kör noktanızdan size çarpıp, hiçbir şekilde kurtulma şansı tanımayan eşşek dölleri gibi hiçbir şey anlamanıza fırsat bırakmadan sonunuzu getiren adamlar gibi gelen bir korku…

33 yıl boyunca yaptığınız her şeyi sorgulayıp, sonrasında “Ne olursa olsun…” diye başlayan cümleler kurdunuz mu? Kuracak cesaretiniz olur muydu?

İstediğiniz her şeye sahip olduğunuz, kendi halinizdeki mükemmel ve bir o kadar da mütevazi hayatınızın başınıza yıkıldığını hissettiniz mi hiç?

Ben hissettim.

O hissiyatı hayatımdan silmek için yaşıyorum şimdi de. Her gün hayata kocaman bir nah çekiyorum; bok gibi bir korku, sinir ve stres ile geçen zamanları geri kazanmaya çalışıyorum.

Ben çok iyiyim. Siz ne yapıyorsunuz?

Bu aslında benim yazım değil, buraya daha sonra başka birisinin yazacağı bir yazının benim tarafımdan yazılmış önsözü. 


Also published on Medium.