“So Long and thanks for all the fish…”

Otostopçu’nun Galaksi Rehberi’nde yunuslar böyle veda eder insanlığa. Aslında benimki bir veda olmamasına rağmen, verilen tüm “balıklar” için teşekkür ihtiyacı hissettim. Bu yazının bir benzerini aslında neredeyse (1 gün yaklaşık olarak) 29 Nisan 2011 tarihinde şurada yazmışım. İsteyenler o günkü bakış açım ile bugünkü bakış açım arasındaki farkı ya da benzerliği o yazıyı okuyarak görebilirler…

O günün şartlarında büyük bir risk olarak görüyordum Zarakol Digital’e geçmeyi. Yepyeni bir sektördü benim için iletişim sektörü. Kurumsal bir firmadan, kaba tabir ile “ajans” tarafına geçmenin hayatımı nasıl etkileyeceği konusunda hiçbir fikrim yoktu. Hatta o yazıda “Pazartesi belki de hayatımda aldığım ilk ve büyük risklerden birini hayata geçirerek yeni işime başlıyorum; ara vermeden” cümlesi ile anlatmıştım bunu. Fakat o “ilk” ve “büyük” olarak nitelendirdiğim risk, aslında ilk olamsına rağmen o kadar da büyük değilmiş. Bugün, 1 yıl 9 aylık süreden sonra bunu açık şekilde görebiliyorum.

Mayıs 2011 yılında Sosyal Medya ve Dijital Proje Yöneticisi olarak girdiğim Zarakol Digital ekibindeki görevim Mayıs 2012 yılından bugüne kadar da İş Geliştirme ve Proje Yöneticisi olarak devam etti. Yaklaşık 2 saat sonra ise sonlanacak. Bu süre içerisinde Sony Ericsson -şimdiki adı ile Sony Xperia- ve Yandex Türkiye ile başlayan iş hayatım, buraya sığmayacak kadar çok marka ve proje ile devam etti. Bir kez bile inanmadığım ve üretim sürecinde çok eğlenmediğim bir iş çıkartmadık. İyi günler ya da kötü günler her zaman olur, fakat hiçbir zaman geri dönülemeyecek ve hayatımı çok derinden etkileyecek tek bir pişmanlık yaşamadım. Bugün ise belki de en iyi şekilde buradaki iş hayatımı sonlandırarak, belki yine büyük bir risk alarak -fakat bu sefer ikinci- bir sonraki adıma geçiyorum, yine ara vermeden.

Burada geçirdiğim süre boyunca öncelikle beni bu ekipte çalışmaya layık bulan Necla Zarakol ve Aras Zarakol başta olmak üzere tüm ekip arkadaşlarıma destekleri ve ileride hatırladıkça bazen güleceğim, bazen hüzünleneceğim hatıralar için teşekkürlerimi sunuyorum. İsimlerini tek tek yazmaya gerek yok, onlar zaten kendilerini biliyorlar, ama profosyonel iş hayatımın en eğlenceli günlerini yaşadığım Zarakol Digital’in benim için her zaman yerinin farklı olacağını da bilmelerini istiyorum.

Ben Zarakol Digital’de iletişim nedir onu öğrendim. İletişimin sözlük anlamından, akademik anlamlarına kadar bir çok yönünü. Hep bir şeyleri değiştirebileceğimize inandık/m. Bir çok şeyi de buna bağlı olarak değiştirdik. Kendi ayaklarımız üzerinde durmayı öğrendik, gerek iş; gerekse kişisel yaşantılarımızda. Fakat kendi açımdan ben artık bir değişiklik yapma zamanının geldiğini düşündüm ve bu kararı aldım.

2012 hızlı başladı, hızlı bitiyor. Önce yeni bir ev, daha sonra Ece’nin iş değişikliği, şimdi de benim. Buradan sonraki en büyük umudum, 2013 yılının en az 2012 yılı kadar iyi geçmesi. Hem kendim, hem burada -şimdilik- yollarımızın ayrıldığı arkadaşlarım için. Yollarımızın ayrılması derken tabii ki iş konusunda sadece… Şimdi sıra, burada edindiğim tecrübeyi ve bilgi birikimini, iş hayatımın devamında kullanmak ve üzerine koyarak ilerlemek. Tıpkı 2011 yılında, Zarakol Digital’e geçerken planladığım gibi.

Daha önce de dediğim gibi, yollarımız burada ayrılsa da, Zarakol’un yeri bende hep ayrı olacak. 30 yaşından sonra ise wandallık yapmak nasıl olacak bilmiyorum, fakat House’un da söylediği gibi “change is good, it tells us something is different”. İşte şimdi ben o farkı görmeye gidiyorum. 2 Ocak’ta görüşmek üzere…

“Thanks for all the fish!”

NOT : Göndermeyi yakalayamayan olursa (bkz: Otostopçu’nun Galaksi Rehberi).