Siz hayatinizda hic veremden korunma yollari hakkinda siir yazdiniz mi?

“Okudugumuzu Anladik Mi?” ve Guzel Turkcemiz’lerden ibaret ilkokul Turkce kitaplarinda gordugumuz, sadece cocuklar okumayi yeni söktükleri icin okuyacak bir sey olsun, ne oldugu onemli degil mantiginda yazilmis ilkokul kompozisyonlari ve ilkokul siirleri vardir. Tanesi 5 ytl’ye cizdirilmis resimlerden bir tanesi ustte, altinda siir ;

<siir>

Orman Karacasi

 Ah karaca guzel karaca

Gel senle oynayalim kovalamaca

Sen kacanda ben kovalaya

Oyun bitince siktir ol git ormanina

Bir daha da buralara ugrama

Yanliz Agac

Guzel agac niye yanlizsin ormanda

Nerde yapraklarin niye kuslar konmaz kafana

Aman be agacsin sen kafan mi var ulan senin

Seni bir kessem evimi ne guzel isitirsin

Agacsin sen, agac kal

</siir>

Tabi o zaman ortaokul-lise donemindeki “Sair burada ne demek istemis?” sorulari yok. olsa apayri bir guzellik ortaya cikacak, “Sair burada karacaya seslenmis hocam” diyen ogrenci ile “Hayir hocam, sair burada karacanin anasina avradina seslenmis, sondan ikinci misradan anlasiliyo” diyen ogrenci arasinda kavga cikacak, ki bunlarin konumuz ile hicbir alakasi yok.

Iste boyle turkce kitaplari ile buyumus bir zihniyet, <ustune basa basa soyle>nasil bir sebepten dolayi ise</ustune basa basa soyle> bir sekilde siir yazmaya baslamis, ve oyle olmus ki artik kendini bir orhan veli gorur edasinda fasikül fasikül yazmaya baslamistir. O kadar derindir ki konular, anlatilmaz yasanir. Sairin ilk siiri olan hayat, tam hatirlamasam da soyle bitmektedir ;

Istersen hayattan sonra ebediyen yat

Hayat bu hayat hayat !

Gerisine gerek yok zaten, butun derinlik, anlam bu iki misrada goruluyor. Bu ilk siirden sonra Fenerbahce’ye yazilan siirler mi gelmez, oglen tenefusune yazilan siirler mi gelmez, oglen yemeginde suzme mercimekten cikan sinege yazilan siirler mi gelmez… Gelir tabi… Fakat bir tanesi var ki, super aklimda yer edinmistir. tam aklimda kalmasa da su sekilde bitmektedir bu da ;

5-c yiz, 5-c sinifiyiz iste,

Egrisiyla dogrusuyla

Biz buyuz iste !

Sair burada, “Siz kimsiniz?” diyen adama seslenmis ;

-Pardon siz kimsiniz ?

+5-c’yiz, 5-c sinifiyiz iste !

-Pardon ?

+Egrisiyle dogrusuyla ! biz buyuz iste !

-Gachayim!

Iste boyle bir Guzel Turkcemiz altyapisi olan bir insan olup, Turkce kitaplarinda her daim orman karacasi, yanliz duran agac, doktora gitmeye korkan cocuk hakkinda yazilan siirleri okuyan cocuk; siir sanatini bunlardan ibaret zannederek, iste o en tepede sordugum retorik sorunun cevabini verir ; “EVET!!!”

Ne akla hizmettir bilmiyorum, fakat her kitasinda veremden korunmanin bir yolunu anlatan bir siir… Hatirlamiyorum malesef, o defteri de cok aradim bulamadim; fakat super net bir sekilde bitisini/sinif onunde okurken bitirisimi ve o an hissettigim gururu animsiyorum, Zuhtupasa Ilkokulu’ndan bir Orhan Veli cikiyor ! Siirinin adi ! VEREM!

<siir>

 bik bik bik bik

vık vık vık vık

ziv ziv ziv ziv

Ucuncu yolu ise

BCG asisidir

Bu asiyi olunuz

Veremden korununuz !

</siir>

Askerdeki gereksizse sondur tadinda. “Asiyi ol, veremden korun!” . Olmamis. Otur sifir !