Senet ile ilk tanistigim yerdir benim icin ilkokul. Hatta soyle “siz hic hayatinizda acik arttirma ile seker aldiniz mi ?” diye de retorik bir soru ile hafif bir giris yapmak isterim…

<flashback>

“Ben” kisisi anaokuldadir. Artik neyden sebeptir bilmiyorum; ogretmenlerin sessizligi saglamak icin mi, yoksa biraz dedikodu yaparken bizim kirip kicimizi oturmamiz icin mi; bir ogrenci secilir, eline bir paket seker, cubuk kraker, cukulata falan bir sey verilir ve uslu duranlara vermesi istenirdi. Kural bu. Ne kadar uslu olursan o kadar seker yersin… Lakin herkes sustugunda , sessiz sakin oturdugunda one cikip sivrilmek zorlasiyor tabi. Rekabet kizistikca kisiler uslu olma piyasasinda liderligi ele gecirmek icin türlü yollar yaratiyor; bunu goren rakipler iki dakikada yeni bir ar ge calismasi yaparak karsilik veriyor; fakat karsiligini alamadan sekerler bitiyor…

</flashback>

İlkokula baslanilan yillarda, boyle bir altyapi ile gelinmis; genellikle “bir tane seker verir misin?” sorusuna hic hayir yaniti alinmamis, o kadar saf, o kadar temiz bla bla bla… İste o saf gunlerden birinde bir arkadasim -ki o arkadasim daha önceki yazılardaki Orhan olmakta- markasini hatirlamadigim meyveli sekerlerden getirmisti okula. Mentos olanlar degil hayir. Neyse… Bahcede tenefus esnasinda “ehereeeey” diye kosulmaktadir. Genellikle baska bir sey yapilinmazdi zaten o zamanlar.. İste o ara o arkadas kisisi sekeri cikartir; tabi goren insanlar “bir tane alabilir miyim?” diye sorar. Daha yeni tanisildigi icin “naber lan yarrraaaam” moduna girilmemis tabi… O ara nasil oldu bilmiyorum; seker sahibi kisi “ne kadar vericen karsiliginda?” falan mi dedi hatirlamiyorum; fakat bir anda bir acik arttirma ortami olustu. Simdi o zamanlar bizim kantinde gazoz 900 lira hatirliyorum. Ben de 1000 lira aliyorum yanima her gun. Okul pansiyonlu oldugu icin oglen yemegi falan filan veriliyor, o yuzden yemek sorunu yok… Tabi millette tasak gecildigini sanmis olsa gerek ki gotunden atiyo ;

– 50 lira !
+ 100 lira !
* 250 liva !
mc : 1000 lira !
+ 1300 lira !
– 1500 lira !
mc : 2000 lira !
– …
+ …
* …

(cok zenginim anlayin. hatta o kadar zenginim ki kafama vurmus, 50 liralik bir paket sekere 2000 lira veriyorum gidip bakkaldan almak yerine. halk arasinda salaklik da deniyo, ama olsun. inandirmisim ben kendimi ihalenin kâr getirecegine.)

Velhasil o sekerler alinir, afiyetle yenir.

Bir sonraki gun okula gelinir…

– murat; 2000 lira vericektin sen bana ?
+ ha ne ?
– hani seker almistin benden ?
+ almis miydim ?
– 2000 liraya almistin ?
+ oyle mi ?
– evet. 2000 lira vericektin ?
+ vericek miydim ?
– evet.
+ ama yok ki ?
– ama vericektin. yok mu yaninda para hic ?
+ var ama 500 lira var.
– tamam o zaman sen onu bana ver simdi, gerisini taksitle verirsin.
+ peki.

Bak bak… Dersin Bonus’a, World Card’a 12 taksit; digerlerine de senet yapiyor. Neyse; velhasil bu cek senet mafyasi yuzunden de bir cok kez dayak yemisligim; o sekerlere de cok fazla küfür etmisligim vardir. Sonra ortaokul yillarinda Tacspor’ta basket oynarken karsilasmistim ben bu cek-senet mafyasi arkadasimla. Secmelere gelmisti. “naber murat? bi 400 lira daha borcun vardi bana.” dedigi anda kafamdan asagi kaynar sular bosaldi; yetmedi suratima gelecek bir yumruk icin agzimi yuzumu buzusturdum ki bi baktim adam siritiyo. Meger hepsi sakaymis. O 1600 lira’yi da hic harcamamis; hep bana geri vermek icin beni aramis… Yok lan… Ancak filmlerde olur oyle sey… Her gun catir catir harciyodu paralari benden alir almaz… Cok net hatirliyorum… Ama olsun, 400 lirayi vermedim… Haha! Cok kurnazim ben !