Hatirlanabilecek belki ilk bilincli anilardir ilkokul anilari. Bazi zamanlarda ilkokul anilarindan ziyade kendilerine ilkokul travmalari denir. İlk defa sosyal bir ortama girip, bir aksilik olmazsa en azindan bir bes yil kadar ayni arkadaslar ve ayni ogretmenler ile beraber olup, hayatin ilk kayda deger anilarin yasandigi yerdir ilkokul bu yuzden. Simdi aslinda ben sozluge gunluk tarzinda entryler girmekten tiksinen bir insan olsam da; depeyi  denen adamin entrylerini okuduktan sonra her daim eskilere donup nedense cesitli flashbackler yasiyor , hemen akabinde gecirmis oldugum ve bastirarak unutmaya calistigim travmalari hatirlayip oncelikle kisa sureli bir depresyon yasayip hemen akabinde “ahahaha lan ne denyoymusum ama” diyerek katila katila gulmekteyimdir. Hatta bunu en son bu sabah minibuste yasayip, suratina “oldu bu alin boslarla” dercesine bakan bir minibus soforu gormus bir insan olarak paylasmaya karar vermis bulunmaktayim. Sofor cok etkili oldu bunda evet. Lakin benim paylasacaklarim ilkokul anilarindan ziyade ilkokul travmalari kismina girenlerdir.

Efendim yillardan mumkun mertebe 88 ya da 89 olsa gerek. polifonik osuruk kisisi ilkokula baslar. Lakin Anne Can calistigi icin, Anneanne Can’da kalinir ve okula anneanne ile gidilir , donerken o tekrar okuldan alir. Lakin sakin bir cocuk olan bendeniz, ilkokulda da bu sakinligini surdurur. Kakat zamanla bu sakinlik , bu efendilik ; yerini bir eziklik , bir samaroglanligina birakir.

Simdi toplum icinde her turlu bireyi barindiran bir ortam oldugu icin ve ilkokuldaki ogrencilerde az cok bir toplum olusturdugu icin icinde her turlu birey barindirmaktadir. Denyosundan ezigine ; kabadayisindan dayak yiyen adamina kadar. Fakat sebebini anlamadigim bir sekilde bu en uc noktalardan biri olan ben -ezik ve dayak yiyen adam- ve digeri olan Orhan -kabadayi- nedense birbirimizi bulduk ve ben mutemadiyen sebebini anlayamadigim bir sekilde agzima agzima yumruklar yedim. Hayir simdi dusununce ilkokul kavgalarida komik oluyo. O donemlerde mutemadiyen Bruce Lee izleyen bunyeler olarak kavga ne kadar ciddi de olsa su sekilde oluyo ;

– olm anani sikerim senin !
+ anami karistirmasana piç !
– siktim belani ! haaa dıkşş !
+ bışşaa bışşaaa !

Simdi adamlar ciddi ciddi girisiyo birbirlerine , agiz yuz ne varsa veriyolar birbirlerinin ellerine , lakin tokat atarkenki efekti begenmemis olsalar gerek ki kendi efektilerini kendileri yaratiyolar. Bir yandan agizdan dıkş efekti cikarken diger yandan sag avucta , tokat atilan suratin sicakligi ve kirmiziligi hissediliyor. Tabi bunu en sık yasayan bir insan olarak ben ; her daim “haaa dıkş” diye agzima orta yerine inen bi şamar , “uaaaa!” diye karnima inen bi tekme ile falan hatirliyorum o gunleri. Hatta artik Bruce Lee filmi izleyemiyorum o derece. Neyse… Artik o kadar dayak yer olmus olsam gerek ki Anneanne Can da farketmis olucak artik. Her aksam “oglum suratina ne oldu?” diye soruyo , ben de “kostuk terledim ondan kizarmistir” falan diyorum. Ulan kostun terledin de , suratinda niye bes parmak var onu soyle bana demiyo tabi anneanne. O da yemis gibi yapiyo. Tabi diyemiyosun ki “ah anneane , bi orhan var elleri dert gormesin, essek sudan gelene kadar dovuyo beni. o kadar iyi ki gecen vurdu duvara kendime geldim yeminle” diye.

Aradan bi sure gecti. Ben hala dayak yiyorum periyodik olarak. Hatta genellikle ikinci tenefusu tercih ediyorum ki , uzun oglen tenefusunde kendime gelebilecek kadar surem olsun. Bir gun ben yine muhterem arkadasim tarafindan gunluk dayagimi bunyeye alirken artik bir arkadas gordu de acidi mi bilmiyorum , gitmis baska siniftan bi arkadasina soylemis ; o arkadaslari da gelmis bu Orhan’i dovmus. Ulan simdi 6 yasindasin , arkadasin dayak yiyo diye gidiyosun baska arkadasina ; o da adam toplayip elemani dovuyo. Biz alti yasinda organize suc orgutu kurmusuz da haberimiz yokmus. Neyse… Simdi bu elemanlar orhan denen adami 6 kisi falan dovuyorlar. Sksam oluyo , etutden sonra Anneanne Can geliyo , beni aliyo , eve gidiyoruz. O ara arkadan bir ses ;

– pardon bakar misiniz ?

Donup bakiyosun ki Orhan ve annesi. Orhan’in sac bas dagilmis , anne geliyo. O ara ben muhtemelen bunlar simdi team mode’a gecmis vaziyette gelicekler , 2’ye 2 kapisicaz heralde diye dusunmeye basladiydim cok net hatirliyorum. Kadin geldi ve sunu dedi ;

– sizin cocugunuz Orhan’imi arkadaslarina dovdurmus.

Ulan simdi ne dersin sen buna. Anneanneye demissin ki “kostum terledim” , diyemezsin ki sein oglun beni hergun dovuyo, maymun etti diye. Hadi onu gectim ; adamlar 6 kisi girmis Orhan’a , Orhan dayak yemis ama 4 kisiyi revir’e yollamis , akabinde mudure gitmis. Hani maglup ama serefli ikincilik almis sonucta. Kadin inatla konusuyo ;

– dovdurdunuz de dovdurdunuz. nasil dovdurdunuz ?

Lan dovdurmedim. Senin oglun beni kullanarak smac servise cikmisti ki cizgi hakemi yetisti. Bi o duvara, bi otekine vuruyo adam beni , aciyan gelip elinden kurtariyo. Kadin oyle takilmis ki benim gozdeki morlugun sebebini bile sormuyo. Sorsa direk verecem cevabi ;

– 19.10.1989 carsamba , orhan’in cani sıkıldı , seker vermedim diye geldi kafa atti.

Cetele tutuyorum ulan ben sen ne diyosun. Ogretmenden dayak yemedim , ailemden dayak yemedim ; ama Orhan bitirdi beni. Neyse ; sonucta o gun “aman oglum yapmayin boyle seyler bir daha” nasihatleri esliginde sarmas dolas olup beraber evlere gittik. Lakin bir sonraki gun ayni Orhan kendini formatlamis olsa gerek ki yine beni bir Picasso calismasina benzetti ve sagolsun yine yetisen arkadaslar da onu dovduler. Lakin bu sefer tedbirli gelmisler ki , 7 kisi ve daha iri arkadaslari ile gelmislerdi. Tabi yine aksam annesi beni yolda yakaladi ;

– sizin cocuk benim oglumu “yine” dövdürtmüs.

Sonuc itibari ile bu loop uzuncana bir sure devam etti. Akabinde ikinci donemin basinda sinifa Eray diye baska bi eleman geldi; Orhan kafayi buna takti , ben kurtardim.

Lakin akabinde yaklasik bir 3 4 sene once kendisi ile karsilastigimda cok hurmet etti , pek hosuma gitti. Akabinde bir gun anneannemi ziyaret edip elini opmus , dogumgunune davet etmis beni ; fakat uygun zaman ayarlayip gorusemedik kendisi ile. Hayir korkuyorum , dogumgunune gidicem , adam pastayi begenmeyip yine bana girisicek diye… Lakin boyle de bir sey iste… Bu da boyle bir animdir…