Öncelikle, sadece He-Man ve Voltron üzerine yazacağım belki bir milyon tane yazı var ve bunlar sürecek.

Uzun zamandır eski çizgi filmler üzerine bir yazı yazmak istiyordum. Bugün ilk adımı atarak. zamanında çeşitli mecralarda yazdığım yazıları toparlayarak bir bütünlük sağlamaya başladım. İlk yazım da yine bu yazılarım arasından derlediğim ve çocukluğumuzun kılıç ile esmerleşebilen yegane kahramanı He-Man üzerine olacak. Muhtemelen He-Man üzerine tüm yazdıklarımı tek bir yazıda toparlamam mümkün olmayacak. Çünkü zamanında He-Man’in tarihinden, kronolojisine; Eternia’daki mantıksızlıklardan tutun da piyasadaki oyuncaklarına kadar bir sürü yazı yazmışım. Bu yazıda en kaba hali ile He-Man’in bir çok bilinmeyeni ve en kaba tabir ile Mitolojisi’ni anlatmaya çalışacağım. Kaynak göstermeyi çok isterdim, fakat 2005-2010 yılları arasında yazdığım yazılardan derlediğim için bir çoğunun kaynak sitesi ya kapanmış ya da ben not almamışım. Fakat zamanında yaptığım araştırmalar sonucunda (niye yapmışım bir çizgi film hakkında bu kadar araştırma, gerçekten benim de bir fikrim yok) söyleyebilirim ki tüm kaynaklar birbirini destekler ve tutarlı olduğu için gerçekliklerinden şüphem yok.

İlkokul yıllarımda çok büyük bir sevgi ile izlediğim, hatta olmak için can attığım bir karakterin çizgi film serisinden çok daha öte bir şeymiş aslında He-Man. Ülkemizde tüm bölümleri yayınlanmadığından olsa gerek, yıllar sonra nostalji yapmak için indirdiğim bölümler ve akabinde yaptığım araştırmalar sonucunda edindiğim bilgiler dahilinde, adeta kardeşim kadar tanıdığımı düşündüğüm adamın geçmişimdeki bilinmeyen noktalar beni bile şaşırttı. Muhtemelen bir magazin gazetesi olsaydım, “He-Man’i hi böyle görmediniz!” ya da “He-Man’in hiç bilmediğiniz yönleri!” tadında bir başlık ile birinci sayfadan yayınlardım bunu (Eternia Weekly). Aslen “İskeletor nedir ve kimdir?” konusundan yola çıkarak başladığım araştırma ile ulaştığım sonuçlar o kadar ilgimi çekti ki; He-Man’in hikayesinin aslında bir Yalan Rüzgarı kadar karmaşık (Kral Randor da Viktor’u andırmıyor değil aslında), “Senin baban bir Hayvan’dı yavrum” diyerek Hayvan Adam’a gönderme yapabilecek kadar entrika dolu bir dizi olduğunu fark ettim. Daha fazla uzatmadan anlatmaya İskeletor ile başlayalım.

İskeletor aslında Prens Adam’ın babası olan Kral Randor’un yıllardan beri kayıp olan kardeşidir. Randor kral olmadan önce, Keldor (İskeletor’un gerçek adı) büyü üzerine yaptığı bir deney sırasında yok olur. Aslında yok olmamış ve zamanda yolculuk yaparak Serpentis’lerin, yani Yılan Adamlar’ın başına geçmiştir. Daha sonra bir şekilde Horde’lara katılır ve Hordak’ın yardımcısı olur. Sonsuzluklar Ülkesi’ndeki (Eternia) Horde istilası sırasında Hordak ve İskeletor arasında çıkan bir tartışma sonucu, Hordak İskeletor’u hapseder ve Sonsuzluklar Ülkesi’nde bırakır. İskeletor kaçar ve Yılan Dağını ele geçirerek -bildiğimiz gibi- Sonsuzluklar Ülkesi’ni ele geçirmek için He-Man ile savaşmaya başlar. Buradan anlayacağımız üzere –özetle- İskeletor Prens Adam’ın ve dolaylı yoldan He-Man’in öz amcasıdır.

Aslında üzerinde çok durulmasa da, dizideki kilit isimlerden biri ise Tila (Teela)’dır. Yıllar yılı General’in –orijinal adı ile Men at Arms- kızı zannettiğimiz Tila aslında hiç de öyle hafife alınacak bir karakter değilmiş. Fakat bu konuyu anlatmak için önce Büyücü’nün hikayesini anlatmak gerekiyor;

Büyücü –eski adı ile Teela’ne- zamanında, Evil Horde’unkölelerinden birisidir. Fakat bir gün Gölgeler Şatosu diye bir yer hakkında duyduğu bir efsane üzerine, burayı aramak için hapisten kaçar (bunu öğrendiğimiz bölüm yanılmıyorsam Strider’s Quest).Tam çölde umutları tükenmiş bir şekilde yürürken Gölgeler Şatosu karşısında belirir ve bir ses kendisine (burayı çok net hatırlıyorum, zira TRT’de yayınlandığı dönemde VHS’ye kaydederek en az bin kere izlemişliğim var) “Ey Yabancı! İçeri gir! Ama unutma, içeri girersen bir daha asla eski haline geri dönemeyeceksin!” der. Teela’ne ölmemek için içeri girer ve Gölgeler Şatosu’nun o zamanki büyücüsü ile karşılaşır.Eski büyücü, artık zamanının dolduğunu ve görevini devretmek zorunda olduğunu ve bu görevi Teela’ne’ye devretmek istediğini söyler. Teela’ne bunu kabul eder ve o günden sonra Gölgeler Şatosu’nun Büyücü’sü olur.

“Peki bunun Tila ile ne ilgisi var?” denmesi çok muhtemel burada. Fakat hala Teela’ne ve Tila (Teela) isimlerinden olayı çözememiş olanlar için daha detaylı olarak anlatmak istiyorum. Tila’nın gerçek annesi Teela’ne, yani Büyücü’dür. Babası ise Evil Horde’a karşı savaşan ve bu savaşta hayatını kaybeden bir asidir. Bu Teela’s Quest adlı bölümde açıklanmıştır, fakat Türkiye’de yayınlanmadığı için bir bunu hiç öğrenemedik. Bu bağlamda He-Man tarihinde, yayınlanan seriden 20 yıl kadar önce General, Tila’yı evlat edinir ve bu böyle süre gelir.

Kraliçe Marleena –yani Prens Adam’ın annesi- aslında dünyalı bir astronottor ve bir araştırma sırasında uzay gemisi Eternia’ya düşerek orada kalmasına sebep olmuştur. Gerçek adı Marleena Glenn’dir. Bu yüzdendir ki Adam ve Adora (3 sezonluk He-Man serisinden sonra ortaya çıkan She-Ra serisindeki Adam’ın kardeşi)’nın ikisi de hibrittir (yarı Dünya, yarı Eternia’lı).

Orko diye bir karakter vardı bu dizide. Arkadaşımın ifadesi ile “Uçan Migros poşetinden hallice”. Aslen Trolla’lı olan Orko, çok fırtınalı bir günde Eternia ve Trolla arasında açılan bir boyut kapısının kendisini içeri çekmesi ile kendini Eternia’da bulur. O sırada fırtına yüzünden mahsur kalmış olan Adam ve Titrek’e yardım eder. Bu yardımı dolayısı ile de Kraliyet Ailesi, kendisini Court Jester ilan eder (anlamını hala bilmiyorum). Orko’nun üerinde “O” harfinin özelliği ise, Adam ve Titrek’e “O”’nun içinden sihirli bir madalyon çıkartması ve onu kullanarak yardım etmesidir. Fakat daha sonra o madalyonu düşürür ve Eternia’da mahsur kalır gibi bir hikayesi vardı. Fakat maalesef o detaylar ile ilgili kısımları bulamadım.

He-Man’in official olarak yayınlamış son bölümü The Cold Zone’dur. Fakat bir çok kişi yayınlanmaya bir bölüm olarak son bölümü A Problem With The Power olarak kabul etmektedir. Şöyle ki; He-Man’in gücünü kullanırken kimseye zarar vermemesi, en basitinden öldürmemesi gerekmektedir. Hatta önceki bölümlerden birinde, İskeletor kalp atışı olmayan bir ırktan yardım isteyerek He-Man’i gücünden vazgeçirmeye çalışmış, ancak başarılı olamamıştır. Hatta bu bölümde ilk kez He-Man’in nasıl tekrar Adam haline geri döndüğünü de görmüştük. Kılıcı havaya kaldırarak Türkçe dublajlı bir şekilde;

    “Sihirli güç artık geri dönsün!”

Şeklinde bağırarak tekrar Adam haline dönmekteydi. İşin özü, A Problem With The Power bölümü, herkesin aslında hayalini kurduğu, He-Man’in birini öldürdüğü için gücünden vazgeçtiği bir bölüm olarak akıllarda yer etmiş ve gün batımı eşliğinde He-Man’in kucağında Tila’yı taşırken kadrajdan çıkarak bittiği rivayet edilmiştir. Fakat iyi ki de yayınlanmamıştır, zira iki sezon He-Man’in üzerine böyle bir son yapmak, bir nesli komple psikopata bağlayabilir, hatta nice seri katiller yetişmesine ön ayak olabilirdi. Bu işi o dönem Clementine zaten yeterince yapıyordu. Kaldı ki bu “rivayet edilen” son, daha sonraki planlarla* çelişmektedir –o planları son paragrafta yazacağım.

He-Man’in bitirilme konusu, birkaç yıl önce HBO’nun Carnivale’ı bitirmesi kadar gerzekçedir (bunu daha ön ve samimi açıklayacak kelime bulamadım). Filmation’un iki sezon boyunca, toplam 130 bölüm ile sevgilimiz haline gelen He-Man’i yeni seri She-Ra: Princess of Power’ı yayınlamak için bitirmiş olması gerçeğini muhtemelen bir çok kişi bilmiyordur. Bu karar ile Filmation He-Man’i star koltuğundan, Guest Star koltuğuna alarak, bazı bölümlerde oynatmıştır. Aslında bir üçüncü sezonu daha çekilebilecek olan He-Man’i ikinci plana atarak önceliği She-Ra’ya veren Filmation, She-Ra’nın 93 bölümlük performansı sonrası düşük reytingler ve düşük satışları dolayısı ile bu diziyi de iptal etmiş ve yine en samimi şekilde He-Man’i bok yoluna götürmüştür.

*”O planları son paragrafta yazacağım” demiştim. İşte o planlar; “Project He-Ro”!

1996 yılında Lou Scheimer tarafından planlanan “He-Ro – Son of He-Man” serisinden bahsetmek istiyorum. Normal He-Man serisinden 10 yıl sonra geçmektedir. Seri, Kral adam (Prens Adam kral oluyor evet) ve Kraliçe Tila’nın (Evet, Tila ve Adam evleniyor) evlat edindikleri oğulları Dare’in Sword of Power’ı miras olarak alması ve kullanarak Eternia’nın yeni kahramanı He-Ro olmasını tarihsel olarak anlatacaktı. Dare’in asıl amacı, gerçek anne ve babasını tanımaktır (ki bunlar da ilerleyen bölümlerde ortaya çıkması planlanan She-Ra ve Sea Hawk’tır).

Serinin çekilmesi için tüm ayrıntılı senaryo çalışmaları yapılmış ve hazırlanmış olmasına rağmen, Mattel, Lou Scheimer’e seriyi çekebilmesi için gerekli hakları vermemiş ve seri bir hayal olarak kalmıştır.

Gereksiz bilgi olarak He-Ro, eski zamanlarda Imperium Serpentis’in ordularını Keldır ile kumanda eden bir eski çağ büyüsünün de ismidir. Daha sonraki zamanlarda eskiler, Keldor’u lanetleyerek İskeletor’a dönüşmesini sağlamışlardır.

Today’s Trivia : He-Man – The Movie: masters of the Universe’in sonunda İskeletor’un “I’ll be back!” diye bağırdığını, fakat bu sözü hiç tutamadığını biliyor muydunuz? Hayır aslında sözünü He-Man 2 – The Cyborg ile tutacaktı ve ikinci filmde “new & improved” bir Cyborg şeklinde geri dönecekti. Fakat Filmation’ın aldığı yanlış kararlar doğrultusunda He-Man’in düşüşte olması ve eski popüleritesini yitirmiş olmasından dolayı yapımcılar He-Man 2 – The Cyborg filmi yerine, Van Damme’in Cyborg filmini çekmişlerdir.