Ve İlk 25…

Yazının başına buradan ulaşabilirsiniz.
50-26 arasına buradan ulaşabilirsiniz.

25. Dredg – Leitmotif : Dredg’in çok feci albümü. Deneysel, ama bir o kadar da oturmuş. Dinlemek için sevmek gerekmez, ama müziği seven herkesin en az bir kere dinlemesi gereken bir albüm. O “deneysel ama oturmuş” un nasıl olduğunu görmek için.

24. Nirvana – MTV Unplugged :  Bu listedeki tek akustik konser albümü. Belki çoğu albümünden daha değersiz bazılarının gözünde. Ama bu albümün olayı Nirvana’nın değişik tarafı. Smells Like Teen Spirit Nirvana’cıları sevmeyebilir bu albümü. Ama The Man Who Sold The World var bunda.  Meat Puppets ile çalınan Lake of Fire var. Ya da en güzeli, Kurt’un kafasına sıkmadan önce belki de son ve “geliyorum” diyen bakışını attığı Led Belly cover’ı Where Did You Sleep Last Night? var. Yeri çok başkadır bu albümün bende. Öyle ki CD, DVD, plak ve action figure dahil olmak üzere bir ton versiyonu, ıvır zıvırı vardır. Candır.

23. Radiohead – OK Computer : Radiohead albümlerini ayırt etmem. Ama No Surprises ve Lucky farkı ile bu öne çıkar. Aslında yeri belki daha yukarılardır, ama manevi değer olarak burası uygun düştü.

22. Metallica – Load : Yaş itibarı ile Metallica’nın hayvanlar gibi sert dönemlerine yetişemedim. Adam gibi müzik dinlemeye başladığımda Metallica çoktan Black Album’u çıkartmış ve o uzun sessiz dönemine girmişti. O zamanlar müziğe ulaşmak o yaşta bir ben için de kolay değildi. Akmar neyin bilmiyordum, zira yaşım 10 11 civarlarındaydı. En fazla Barış Manço’nun Ayı albümünü alıyordu annemler. İşte bu albüm para verip aldığım ilk CD’ydi. Tanıtım reklamlarında Until It Sleeps’in klibinden dönen parça hala aklımda. Ona ek olarak Mama Said ve The House Jack Built bu albümde benim için anlam ifade eden şarkılardır. Çok kişi Metallica’nın yumuşadığını, popa kaydığını söylüyor bu albümle, ama nereye kayarlarsa kaysınlar, yaptıkları işin iyi olduğunu gölgelemiyor.

21. Oasis – (What’s The Story) Morning Glory : Wonderwall’u ilk dinlediğimde MTV’deydi yanılmıyorsam. Siyah beyaz bir klibi vardı. O zamanlar dinlediğim The Beatles’ın da gazıyla kendilerini The Beatles zannetmiş ve John Lennon öldükten sonra nasıl yeni albüm çıkarttıklarını uzun uzun düşünmüştüm. Halla klipte dönen plakta neden Oasis yazdığına da takılmıştım baya. Geç tadına vardığım bir albümdür. Tahminimce 1999-2000 dolaylarında değerini anladım, daha da unutmadım.

20. Led Zeppelin – Songs Remain The Same : Aslında buraya sadece Led Zeppelin’i eklemek için Songs Remain The Same’i yazdım. Yoksa açık parantez şeklinde tüm albümlerini buraya eklemek mümkün. Albüme takılmadan, 20 numarada direk Led Zeppelin bazlı bakmak lazım olaya.

19. Dire Straits – Dire Straits : Dedemin daha CD denen illet Türkiye’ye yeni gelmişken sahip olduğu koleksiyondan bana verdiği ilk albüm. Hem o yüzden yeri çok özeldir, hem de Dire Straits olduğu için. Brothers in Arms’a da buradan selam ediyorum.

18. Unbelievable Truth – B-Sides : Çok bilinmez bu grup. Genelde dinlernirken “Radiohead mi o?” sorusu çok sık gelir. Normaldir de. Thom Yorke’un kardeşi Andy Yorke’tur solisti. İşin daha ilginci tüm albümleri mükemmel olmasına rağmen, B-Side’ları A-Side’larından daha iyi olan tek gruptur. Who’s To Know’u bana yollayan eski bir arkadaşa da buradan selam ediyorum. O kendini bilir.

17. Interpol – Turn on the Bright Lights : Julian Plenti’nin Skyscraper albümünün sıralamasının aslında o kadar aşağılarda olmasının yegane sebebidir bu albüm. Tüm şarkılar tek tek güzeldir. Albüm olarak daha bir güzeldir. Adeta “elemanların tek tek toplamının değeri, toplam değerden azdır” teorisini deskekler.

16. Gazpacho – Tick Tock : Az şarkı, ama öz şarkı içerir. Konsept albümdür. Şarap eşliğinde iyi gider. O kadar iyi bir albümdür ki, kendisinden sonra çıkan Missa Athropos bile yanında sönük kalmıştır, ki o da baya iyi bir albümdür.

15. The Last Shadow Puppets – The Age of the Understatement : Arctic Monkeys’e çelme takıp ilk 20’ye giren Alex Turner projesi. Ha kendisi burada olmasa, Arctic Monkeys yerinde olabilir miydi düşünüyorum, karar veremiyorum. Ama kendilerinin burada olmasından gayet mesudum. Bir yan proje ancak bu kadar başarılı olabilirdi.

14. The Dandy Warhols – 13 Tales From Urban Bohemia : Get Off ile başlayıp albümü almama –uzun bir arama süresinden sonra- uzanan bir süreçten sonra gelen aşk bu albüm. Özellikle Godless, her grubun yapamayacağı bir şarkı. Ellerine sağlık.

13. Muse – Absolution : Belki daha yukarılarda, belki daha aşağılarda olabilirdi. Muhtemelen daha aşağılarda olurdu. Fakat Muse’un Haarp konserini izleyip, oradaki Hysteria’yı dinlemiş bir insan evladının bu albümü daha aşağılara göndermesi zor gibiydi, ben de göndermedim. Ellerim taş olur dedim, 13 numaraya koydum.

12. The Beatles – Anthology Collection : The Beatles’ı ayırt etmem, o yüzden bu listeye de ancak Anhtology Collection girdi. Üç adet double CD’den oluşan 6 CD’lik bu koleksiyon The Beatles’a selam çakmama yeter de artar. Kendilerini çok severim, ama oturup da “Hadi bugün de Beatles dinliyim” demem. Bir yere kadar.

11. Pink Floyd – The Wall : Fazla söze gerek yok.

Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.