Çok uzun bir zamandır uğraşıyordum, fakat yoğunluğum dolayısı ile yeterince vakit ayıramadığım için “yeni yıl, yeni tasarım” olarak belirlediğim hedefi uzuncana bir süre boyunca ertelemek zorunda kaldım. Halbuki yazıcak o kadar çok şey vardı ki, artık oturup birkaç saati yeni tasarımı düzenlemeye ayırmanın, not almaya ve aldığım notlarda ne demek istediğimi anlamaktan daha kısa süreceğini farkettim. İşte o emeğin sonucu ile belki tam bitmemiş ve eksik hali ile de olsa blog’umu tekrar açtım.

2005 yılında ilk yazım, o zamanlar kullandığım Blogspot üzerinde olmuş. Üzerine Sourberry’nin bence temelleri olan Radyo Ekşi’den yaptığım programlardan (Evdeyim Sandım ve Trackspotting) kalan playlist yazıları, ergenlik ile denyoluk arasında kalmış çeşitli yazılar (bkz: inbetweeners) ve türlü türlü mevzular yazmışım. Ve sonra unutmuşum onları. Yıllarca kalmışlar orda. İşte bu yenileme esnasında, onları da bu veritabanına geçirme imkanım oldu. 6 senelik blog arşivimi (düzenli yazmıyorum, ama tarihler öyle söylüyor) sonunda bir araya toplamak nasip oldu ve bunun bana verdiği mutlulukla huzuru şu an tarif etmem imkan dahilinde değil. Umarım artık daha düzenli bir şekilde yazabilir ve belki bir 6 sene daha sonra bu arşivim ile daha da çok gurur duyabilirim. Zira gelecek zamanın, geçmiş zaman ile birlikte güzel olduğunu düşünüyorum.

Geçmiş zaman demişken, Kalamış Itri Dede Sokak’ta otururdu anneannemler. Karşı apartmanda Burçin abiler, sokağın başındaki villada Berker’ler otururdu… (devamı gelicek)