Önsöz

  Siz hiç hayatınızdaki en sevdiğinizi kaybetme korkusunu yaşadınız mı? Otobanda arkanızdan saatte 400 kilometre hızla yaklaşırken orospu çocuğu olduğunun altını çizercesine selektör atan direksiyon delikanlıları gibi kendini belli ederek değil, emniyet şeridinden makas atarken kör noktanızdan size çarpıp, hiçbir şekilde kurtulma şansı tanımayan eşşek dölleri gibi hiçbir şey anlamanıza fırsat bırakmadan sonunuzu getiren adamlar gibi gelen […]




Avrupa’da Bir Başkent – Brüksel

“Nereden gelir, nereye gidersin en yolcu?” sorusuna cevap olarak ilk yazıya şuradan link vereyim… 1. Gün: Old Market – Brussels Central Amsterdam’dan 13:30 gibi -ve her zamanki gibi dakik- kalkan gerçek hızlı trenimiz 300 km/h ortalama ile 15:00 civarı Brüksel’e ulaştı ve bizi Midi istasyonunda bıraktı. Sanırım Amsterdam’da Zuid’e denk gelen istasyon bu. Otelimiz Central’a […]




London Fuck-Off-ness Part VI

  Bu yazı Londra’ya gidip de plak almak isteyenler için geliyor (Mert Göçay’a da aldığım plakların listesini armağan ediyorum yazının sonundaki). Londra’ya gidip de plak almak isteyen turistlere yegane önerim The Beatles ve Jimi Hendrix ALMAYIN! Tüm plakların Türkiye fiyatının yarısı olduğu bir ülkede, Türkiye fiyatının 4 katı olan iki sanatçı bunlar. Kaldı ki zaten […]




Hayatımın Albümleri Pt.1

Belki bir High Fidelity değil, ama yine de ilginç olacağını düşünerek başladım bu yazılar serisine. Hatta sabah işe gelirken “Yağmur altında dinlenecek en iyi üç şarkı!” diye bir düşünce geçmesine sebep oldu kafamdan. Müzik ile yetenek açısından çok yakın olmasak da, dinleyicilik açısından gayet iyi ilişkilerimiz olmuştur bugüne kadar. Bazen çok piyasa tabir edilen, bazense […]




Bildiri “Bloguma Dokunma!”

“…Bir ülkenin internet deneyimi ve tarihinin sansürlerle anılması çok trajikomik bir durumdur. İnternetin özü olan birey haklarının ve bireysel özgürlüklerin kısıtlanması, sosyal medya dünyasının özüne tamamen aykırıdır. Bizler; Türkiye’nin dört bir yanından profesyonel veya amatör olarak blog tutanlar, internette günlük yaşantılarını ve birikimlerini ve deneyimlerini diğer insanlarla paylaşma hevesiyle tutuşan herkes, gelişmeleri endişe içinde izlemekteyiz. […]




Bu Bir Spor Yazısı Değildir

Hayatımda iki kere tuttuğum basket takımının formasını aldım. İlki 90’lı yıllarda İbrahim Kutluay’ın formasıydı. İkincisi de geçen sene Damir Mrsic’inki. Kendimden utanmasam bu sene de Roko Ukiç’in forması ile beraber Diana Taurasi’nin formasını almayı planlıyordum. En kötü ihtimalle Ece giyerdi zaten… Dünyanın en iyi bayan basketbol oyuncusu diyorlardı Taurasi için. Yıllardır süre gelen planlama ile, […]




*Ding Ding Ding* Rock Band Wins!

“sözün bittiği yerdeyiz. 20 yılımı verdim gitarist olacağım diye. şimdi yeni yetme koreli bir velet, bizim çıkarmak için zamanında 2 ay uğraştığımız soloları 1 haftada yalayıp yutacak. (improbability, 10.02.2011 10:45)” Türkiye’ye gelmeye başladığından beri Guitar Hero ve Rock Band serilerini elimden geldiğince alıp oynayan bir insanım. Toplamda 3 Guitar Hero ve 1 Rock Band oyunu […]




“Rest in Peace While Your Guitar Gently Weeps in Empty Rooms”

Bugün Gary Moore’un İspanya’da hayatını kaybettiği açıklandı. Kısa bir süre sonra başta Thin Lizzy üyeleri olmak üzere bir çok kaynak bunu doğruladı. Uzun uzadıya bir yazı yazmayacağım. Ama bana gitarı sevdiren ve şu günkü müzik zevkimde önemli yeri olan adamlardan biri olan Gary Moore’a en azından burada bir saygı duruşu olarak bu yazının bulunması gerekiyor. […]




Online Alışverişin Offline’da Çökmesi Pt.1

Çok fazla olmasa da yoğun bir insanım. Ne kadar mesai saatlerim belli olsa da spordu, sosyal yaşamdı, dinlenceydi, aktiviteydi derken bir şekilde o vakit çeşitli şeyler için yetmemeye başlıyor. Eskiden bir AVM’ye gidip on dükkan gezip, istediğim kazağı bulabilecek zamanım varken artık ancak zamanım yeterse iki ya da üç tane gezebilip istediğimi bulamadığımda, istediğime en […]




Alternatinek !

Alev Durmuşoğlu için yapıp, vayinek.com ‘a gönderdiğim çizimim…