[Trackspotting] Songs:Ohia – Lioness (2000)

Bugün (16 Mart 2015) Songs:Ohia olarak müzik hayatına başlayan ve sonrasında The Magnolia Electric Co. adını alan, belki de müzik tarihinin en underrated albümlerinden birisine imza atmış olan grubun kurucusu ve solisti Jason Molina’nın ölümünün 2. yılı. Ben de onun anısına en azından kendilerinin -bence- en iyi albümü olan 2000 yılı çıkışlı Lioness üzerine bir […]




Save The Vinyl – Part III

Konu ile ilgili olarak daha önce 2 yazı yazmışım (aradım da baktım); hani ön bilgi olması açısından onlara şuradan ve şuradan ulaşılabilir. Sanki üzerinden çok zaman geçmiş gibi. Aslında ilk yazının üzerinden de 4,5 yıl geçmiş neredeyse. Şimdi o yazıya bakınca müzik zevkimin ya da koleksiyon anlayışımın ne kadar değiştiğini fark etsem de bunun iyi […]




[Trackspotting]The Endless River (The End)

Albüm çıktığı gün yazmıştım bir çok müzik yazarı şu an albümü dinliyor, ilk inceleme yazısını yazabilmek adına diye. O yazılar bugünlerde ortamlara düşmeye başladılar da bu yazıyı yazmak için biraz beklediğime tekrar şükrettim. Zira okuduklarımın hiçbiri, yeniden bir Pink Floyd albümü dinlemenin mutluluğu, tracklist ve Anisina şarkısı üzerinde biraz durmak dışında “farklı” bir şey anlatmıyordu. […]




[Trackspotting]Crippled Black Phoenix – Modern Zaman Pink Floyd’u

Uzun zamandır gerek yaz üşengeçliği, gerek bayram tatili, gerek yine yaz üşengeçliği olsun; bir sürü sebepten dolayı yazmak isteyip de ertelediğim yazıyı yazmak bugüne kısmet oldu. Aslında farklı bir grubu (Stoned Jesus) yazacaktım; fakat içimden nedense Crippled Black Phoenix geldi ve onu yazmaya karar verdim. Trackspotting konseptli bu yazımda, benim modern zaman Pink Floyd’u olarak […]




Wer ist ein Berliner? – Bir Berlin Hikayesi – Pt. II

Bu yazı sadece benim gibi müzik manyakları için olan kısmı. Berlin gerçekten müzik ve plak severler için bir cennet. Ben de bu cennetten yüklü miktarda faydalandığımı düşünüyorum. Aşağıda aldığım plakların listesini paylaşıyorum (Mert Göçay’ın hoşuna gidebilir). Barclay James Harvest Barclay James Harvest GDR – 1st Press – AMIGA – 1985 Barclay James Harvest Eyes of […]




[Trackspotting]Eloy – Alman Panzerleri

Tarih 60’ların sonu, 70’lerin başı olup da müzik genre’ı prograsif ve saykodelik oldu mu aslında akla ilk olarak Pink Floyd gelir. Olması gerektiği gibi. İşte aynı döneme denk gelen İngiltere – Almanya rekabetinde (Dünya Kupası’nda Almanya kazanmıştı) yine bu müzik genre’ında karşı karşıya gelen -ya da teğet geçen- iki müzik grubunda bu sefer bir İngiliz […]




London Fuck-Off-ness Part VI

  Bu yazı Londra’ya gidip de plak almak isteyenler için geliyor (Mert Göçay’a da aldığım plakların listesini armağan ediyorum yazının sonundaki). Londra’ya gidip de plak almak isteyen turistlere yegane önerim The Beatles ve Jimi Hendrix ALMAYIN! Tüm plakların Türkiye fiyatının yarısı olduğu bir ülkede, Türkiye fiyatının 4 katı olan iki sanatçı bunlar. Kaldı ki zaten […]




London Fuck-Off-ness | Bir Londra Hikayesi – Pt. V

  Bir önceki yazı burada. 6. Gün: London Eye – Natural History Museum – Hard Rock London – Hyde Park Londra’daki 6. günümüze “bir de yüksekten bakalım bari” diyerekten London Eye’de başladık. Aslında gitmeye niyetimizin olmadığı London Eye (bunda benim yükseklik korkumun da etkisi büyük) biletlerini Madam Tuso (hala nasıl yazılır bilmiyorum) biletleri ile kombine […]




London Fuck-Off-ness | Bir Londra Hikayesi – Pt. IV

Yoğunluktan yazamadımdı bu serinin kalanını, ama umuyorum ki biraz uzun olsa da bu yazı son olacak. Bundan önceki yazıya buradan ulaşılabilir. 3. Gün : Soho Üçüncü gün “plak avı” konsepti ile Soho’da geçecekti. Öyle de oldu. Fakat öncesinde uzun zaman boyunca hayal ettiğimiz Breakfast Club’ın efsane kahvaltısını edecektik. Breakfast Club, Soho’da bulunan -Londra’daki yanılmıyorsam üç […]




London Fuck-Off-ness | Bir Londra Hikayesi – Pt. II

Gittik, gördük, geldik; ama yoğunluktan yazamadık. Bugün Londra gezimizin devamını yazmaya bu yazı ile başlıyorum. Giriş bölümüne buradan ulaşmak mümkündür. 1. Gün : Camden – Picadilly – Oxford St. – Baker St. – Madamme Tusso (nasıl yazılır la bu?) – Camden (Barfly) 4 saatlik bir uçuşun ardından Heathrow’a inerek hoşgeldiğimiz Londra’da The Stay Club Willesden’da […]