Analog Müşteri ile Dijital İş Yapmak

Yakın zamanda trend olan “dijitalin yükselişi ile bla bla bla…” mevzusunun en büyük sonucu, istisnasız tüm markaların dijital ortamda yer almak, içerik üretmek, projeler yaratmak ve hatta bunu bir adım ileri götürüp yine son zamanların trendi “real-time marketing” yapmak istemesi oldu. Gerçekten, markalar içinde bulundukları sektöre bakmadan dijitale atlayarak, eczanesinden marangozuna; bazen kuralları hiçe sayarak, […]




Markaların Sosyal Platformlar İle İmtihanı

Son yıllarda artan sosyal mecralar ile bir çok marka çoklu kanal dediğimiz iletişime geçiş yaptı. İletişim kanalı olarak anlık, lokasyon bazlı, görsel ve video temelli olmak üzere bir çok sosyal mecrayı kullanmaya başlayan markalardan bir çoğu da verdikleri hizmetleri kendi yarattıkları dijital platformlara taşıyarak çoklu platform üzerinden hizmet vermeye başladılar. Peki gerçekten bu “kendi yarattıkları” […]




Blogger vs Blogger

Türkiye Ligi’nin 2007 -2008 sezonu oynanıyordu ve ben askerdeydim. Gece 2 nöbetine gitmeden önce izlemiştim Deivid’in Chelsea’ye attığı o nefis golü ve nöbete havaya sıka sıka kutlama yaparız geyiği ile gitmiştik arkadaşlar ile. İşte o sezona denk gelen dönemde markaların ve ajansların blogger iletişimi stratejisi yükselişe geçmiş; bloggerlar markalardan daha samimi ve güvenilir oldukları için […]




2012 Almanak

Bir NTV Yayınları klasiği olmasa da, blog’umun klasiklerinden biri haline getirmeye çalıştığım “Almanak” konseptli yazılarımın 2012 özetidir. Geçen yıl yazdığıma şuradan ulaşılabilir. Bu yıl hayatımızda neler değişti. Kısaca bakalım; Yeni bir ev : İki yılda iki ev. Zorlu bir tadilat, yerleşim ve taşınma sürecinden sonra tam bir ay önce taşındığımız yeni bir evimiz va artık. […]




“Karakol gibi yazılır, baş harfi Z”

“So Long and thanks for all the fish…” Otostopçu’nun Galaksi Rehberi’nde yunuslar böyle veda eder insanlığa. Aslında benimki bir veda olmamasına rağmen, verilen tüm “balıklar” için teşekkür ihtiyacı hissettim. Bu yazının bir benzerini aslında neredeyse (1 gün yaklaşık olarak) 29 Nisan 2011 tarihinde şurada yazmışım. İsteyenler o günkü bakış açım ile bugünkü bakış açım arasındaki […]




Sosyal Medyanın Uzmanı

Kamyoncular araçlarının arkasına yapıştırır gelenekselleşmişcesine; “Rampaların ustasıyım, gözlerinin hastasıyım” minvalinde bir sürü çıkartma. Arkadan takip ederken görürsünüz. Sonra rampaya geldiğinizde hakkaten bir bakarsınız, o usta kamyoncu 6 tonluk kamyonu tık demeden tırmandırıyor o rampaya. Hakkaten usta olduğunu anlarsınız. Çünkü muhtemelen hayatının ehliyet aldıktan sonraki hatrı sayılır bir kısmı direksiyon başında, bunun da belli bir kısmı […]




“İşte Bukkadar Basit!”

Bu sıralar etrafımdaki konuşmalar bana çok fazla yazı malzemesi çıkartıyor. Bugün yazacağım yazı da bunlardan biri olacak. Dün ismi lazım değil bir mekanda, yan masamızda oturan üç adet hevesli gencin konuşmalarını ve aslında hayatın “okkadar” da basit olmadığı, neden bir Google’ımız olamadığı ve girişimciliği nasıl da bilmediğimiz konusunda bir şeyler karalamak istiyorum. Ama önce aşağıda […]




Hayattan Beklenenler ve Getirdikleri

Dün FSM Üniversitesi’nde Erdal Erdoğdu’nun konuğu olarak Dijital İletişim Stratejileri üzerine küçük bir eğitim verdim. Öncelikle buradan kendisine (tekrar) beni konuk ettiği için teşekkürü bir borç bilirim. Dersler sonrasında öğrenciler ile uzuncana bir süre muhabbet etme şansımız oldu. Belki gerçekten moral bozucu yönleri vardı bu muhabbetin, fakat gerek Erdal’ın, gerekse benim anlattığım şeylerin en büyük […]




Kaybedilen Müşteriyi Tanımak

“Sen almazsan başkası alır!” ya da “Sen gelmezsen başkası gelir, mekan yine dolar!” bakış açısı, ülkemizdeki bir çok sektörden farklı markanın dünyaya bakış açısını yansıtıyor aslında; ki buradaki konu kesinlikle şöyle bir şey değil; – Ya bak 10 lira daha düşmezsen almam! + Almazsan alma, sen almazsan başkası alır! Türkiye’de hala mekanlar ve markalar müşteriyi/tüketiciyi […]




Like’sal Sorumluluk?

İhtiyacı olan birine yardım yapılmasının hep sessiz yapılmasından yana bir insan olmuşumdur. Zira bu şekilde, yardıma ihtiyacı olan kişiyi rencide etmemekle birlikte, kendimi överek tarafıma duyulacak yapay bir saygıdan da kurtulmuş olacağımı düşünüyorum. Buna ek olarak yardım denen şeyin de çıkar beklemeden, karşılıksız yapılması gerekliliği muhtemelen sadece benim tarafımdan değil, toplum tarafından da kabul edilmiş […]