Barcelona: Düğün Görünümlü Turistik Gezi

Ön Bilgi: Aslında biz buraya Eylül başında gittik, fakat gerek üşengeçlik, gerekse yoğunluktan dolayı ben bu yazıyı “yıl bitmeden yazmazsam içimde kalacak” diyerek bugün ancak yazabiliyorum. Çok sevdiğimi ülke, Hollanda’nın Nisan’daki gezimiz için sağolsun altı aylık vize vermesinin ve yine çok sevdiğimiz arkadaşlarımız Onur ve Zeynep (Cengiz)’in Barcelona’da evlenmeye karar vermelerinin ve bizi de sınırlı […]




Bir Haftasonu Şehri: Küçük Berlin – Viyana

Dibine vurulacak bir vize ve kutlanacak bir evlilik dönümü varsa yapılacak en güzel şeylerden biri hafta sonu kaçamağıydı; bu da en güzel Viyana’da yapılabilirdi. Bu sefer, diğer gezi yazılarından biraz farklı olarak yapıp memnun kaldığımız iki günlük bir Viyana turu (Cuma-Pazar) yazacağım. Olur da yolunuz düşerse faydam dokunsun; Tur Aralığı: Cuma – Pazar Uçuş: THY […]




Bir Adadan Fazlası – Chios (Sakız Adası)

Hollanda sağolsun, Nisan ayındaki gezimiz için vize başvurusu yaptığımızda bizi kırmadı ve 6 aylık vize vermişti. Pasaport elimize geldiği gün o vizenin dibine vurmaya karar vermiştik zaten. İşte o dibe vurmanın ilk adımları Amsterdam, Brüksel ve Brugge’da atıldıktan sonra ikinci adımı da yakın zamanda Türk’lerin tatil cenneti olan Chios (Sakız Adası)’ta atıldı. Tüm olay aslında […]




Avrupa’da Bir Başkent – Brüksel

“Nereden gelir, nereye gidersin en yolcu?” sorusuna cevap olarak ilk yazıya şuradan link vereyim… 1. Gün: Old Market – Brussels Central Amsterdam’dan 13:30 gibi -ve her zamanki gibi dakik- kalkan gerçek hızlı trenimiz 300 km/h ortalama ile 15:00 civarı Brüksel’e ulaştı ve bizi Midi istasyonunda bıraktı. Sanırım Amsterdam’da Zuid’e denk gelen istasyon bu. Otelimiz Central’a […]




Long Live The King – Turuncu Şehir Amsterdam

  Bu yazıyı aslında teorik olarak 1 ay önce yazmam gerekiyordu, fakat izin sonrası işe dönüşün getirdiği yoğunluk o kadar çok oldu ki ancak döndükten 1 ay sonra yazabilecek vakit bulabildim… İşte o yazı! 2015 yılının ilk ve umarım son olmayacak olan durağı oldu bizim için Amsterdam. Aslında Amsterdam-Brüksel-Paris olarak planlanan, fakat sonrasında Paris’i ileri […]




Wer ist ein Berliner? – Bir Berlin Hikayesi – Pt. II

Bu yazı sadece benim gibi müzik manyakları için olan kısmı. Berlin gerçekten müzik ve plak severler için bir cennet. Ben de bu cennetten yüklü miktarda faydalandığımı düşünüyorum. Aşağıda aldığım plakların listesini paylaşıyorum (Mert Göçay’ın hoşuna gidebilir). Barclay James Harvest Barclay James Harvest GDR – 1st Press – AMIGA – 1985 Barclay James Harvest Eyes of […]




Wer ist ein Berliner? – Bir Berlin Hikayesi – Pt. I

Geçtiğimiz Ekim’deki Londra yolculuğundan sonra açıkçası başka hiçbir şehri Londra kadar sevemeyeceğimi düşünerek evime dönmüştüm. Uzatmaya gerek yok, yanılmışım (bir kere trafik doğru taraftan akıyor arkadaş). Uçak biletlerimizi, otel rezervasyonumuzu ve hatta müze biletlerimizi bile aylar öncesinden alarak başladığımız Berlin yolculuğu sürecimizde belki ilk defa turistik gezi amacı ile gittiğimiz bir şehrin gerçek hayatını bu […]




London Fuck-Off-ness Part VI

  Bu yazı Londra’ya gidip de plak almak isteyenler için geliyor (Mert Göçay’a da aldığım plakların listesini armağan ediyorum yazının sonundaki). Londra’ya gidip de plak almak isteyen turistlere yegane önerim The Beatles ve Jimi Hendrix ALMAYIN! Tüm plakların Türkiye fiyatının yarısı olduğu bir ülkede, Türkiye fiyatının 4 katı olan iki sanatçı bunlar. Kaldı ki zaten […]




London Fuck-Off-ness | Bir Londra Hikayesi – Pt. V

  Bir önceki yazı burada. 6. Gün: London Eye – Natural History Museum – Hard Rock London – Hyde Park Londra’daki 6. günümüze “bir de yüksekten bakalım bari” diyerekten London Eye’de başladık. Aslında gitmeye niyetimizin olmadığı London Eye (bunda benim yükseklik korkumun da etkisi büyük) biletlerini Madam Tuso (hala nasıl yazılır bilmiyorum) biletleri ile kombine […]




London Fuck-Off-ness | Bir Londra Hikayesi – Pt. IV

Yoğunluktan yazamadımdı bu serinin kalanını, ama umuyorum ki biraz uzun olsa da bu yazı son olacak. Bundan önceki yazıya buradan ulaşılabilir. 3. Gün : Soho Üçüncü gün “plak avı” konsepti ile Soho’da geçecekti. Öyle de oldu. Fakat öncesinde uzun zaman boyunca hayal ettiğimiz Breakfast Club’ın efsane kahvaltısını edecektik. Breakfast Club, Soho’da bulunan -Londra’daki yanılmıyorsam üç […]