Spor tarihi için en kara lekenin başlangıcını bu sabah Burgaz Ada’da kahvaltı ederken öğrendim. Hıncal Uluç gibi giriyorum ki taraflılığım anlaşılsın. Daha hatalı doping skandalının üzerinden yıl geçmemişti. Deopingçi ilan ettikleri sporcuyu transfer etmelerinin üzerinden ise en fazla 3 ay… Ama çakma imparatorları geri gelmişti -çakma, zira Türk Futbol Tarihi’ndeki tek imparator Oğuz Çetin’dir-; kral belledikleri ise meclise girmiş, mizah dergilerinin kapaklarına çıkmıştı. İşte böyle bir günde, anti-fenerbahçe birleşip, YİNE bir kaos ortamı yaratarak Fenerbahçe’ye leke sürmeye kalkıştı.

Çok öncede planlanmış bir skandal olduğunu düşünüyorum aslında bugün Türkiye’de yaşanan futbol skandalının. Zira siyaset ve futbolun kesinlikle birbirine girmediğini düşündüğümüz ülkemizde, Hakan Şükür mecliste, Faruk Özak ise eski Spor Bakanı ise; futbol ve siyaset ancak düşüncelerde birbirinden uzak olur. Daha bu sabah Twitter’da okuduğum “Hakan Şükür erken başladı, meclise girer girmez Aziz Yıldırım içeri alındı” yazısının aslında ne kadar da gerçek, ne kadar da doğru olduğu bugün bir kez daha ortaya çıktı. Bugün 49 kişi gözaltına alındı. Hepsi de Fenerbahçeli ya da Fenerbahçe maçlarından dolayı içeri alındılar. Düşünün ki belki de Beşiktaş’tan beceriksiz olduu için gönderilen Korcan, Fenerbahçe’den beceriksizliği yüzünden yediği bir gol yüzünden ifadeye çağırıldı ve belki de bugün yüzünden daha gencecik yaşında ŞİKECİ ünvanı yiyerek  kariyerini nerelere taşımak zorunda kalacak… Çok ilginçtir, izlemeye alınan iki maç; Trabzonspor-Eskişehir (Fenerbahçe teşvik vermiş) ve Sivasspor-Fenerahçe (Fenerbahçe şike yapmış, OH YEAH!). Burada biraz ara verip daha derinlere gidelim…

3 hafta önce şok bir karar ile Fenerbahçe’nin tüm rakipleri Mehmet Ali Aydınlar’ı Futbol Federasyon Başkan adayı yapmak için toplantı yapıyor. Fenerbahçe’ye yakınlığı ile biliniyor ve Fenerbahçe ACIBADEM’in yöneticilerinden. Fenerbahçe’nin ise bu toplantıdan haberi yok. Bugün kendisi Federasyon Başkanı. Fakat işin ilginci, bugünkü baskınlardan Federasyon’un haberi yok. Tıpkı Ergenekon Davası’ndaki gibi ÖZEL YETKİLİ SAVCILIK tarafından yürütlüyor soruşturma. Yani SİYASİ BAĞLANTISI var. Yoksa M.A. Aydınlar gidip de savcılığa özel yetki vermez. İşin ilginci, daha önce de dediğim gibi, Hakan Şükür’ün yeni spor bakanı olması konuşuluyor ve eski spor bakanı da Faruk Özak, Fenerbahçe’nin bu yıl şampiyonluk yarışındaki en büyük rakibinin eski başkanı ve örtülü ödenekten Trabzonspor’a para verdiği bile konuşuluyor. Gerçi bunu araştırmak için kimse özelyetki ile görevlendirilmedi. Örtülü ödenek sonuçta. Oraya gitmese birinin cebine girecekti… Peki neden bugün ve neden M.A. Aydınlar başkan seçilir seçilmez ondan habersiz? Çünkü Fenerbahçe’nin M.A. Aydınlar ile arasını açmak istiyorlar. Normal şartlarda gül gibi geçinecek FB ile Federasyon. Ama arasının açılması lazım. Sonra stad ve kulüpte yapılan aramalar. Eğer ortada bir şike varsa kanıtı kesin kulüp binası veya staddadır çünkü. Ve kesinlikle kulüp muhasebecisi Tamer Yelkovan üzerinden resmi kayıtlara geçerek yapılmıştır. Çünkü bugüne kadar hep öyle yapılmıştır. Bilmiyorum, Ergun Gürsoy’a sormak gerekebilir. Zamanında verdiği TOFAŞ’larbelki hala Anadolu’nun ücra köşelerinde trafikte olabilirler…

Dha detay bir nokta verelim. Emenike ifadeye çağırılmış ŞİKE iddiası ile. FB maçında Emenike sakattı ve oynatılmadı. Ya da hazır değildi. Peki Trabzonspor maçında neden oynatılmadı? Çünkü Sadri Şener AĞLADI. Karabükspor da ETİK olmayacağı için Emenike’yi Trabzonspor’a karşı oynatmadı. İşin daha ilginci, ilk 11’den baya bir ödün vererek adeta PAF takım ile çıkarak yenildiler. Hadi bir de efsane Bucaspor maçına gidelim, hani şu Bucaspor’un yanlışlıkla gol atıp sonra Umut’un yürüyerek gol atmasına izin verdikleri maça. Bu maça kadar ilk 11’de oynayan Sercan Kaya bir anda kadro dışı bırakılıyor. Sebep bilinmiyor. İki hafta sonra sezon biter bitmez de Trabzonspor’a imza atıyor. ETİK !  Peki Hurşut’un Fenerbahçe maçından sonra verdiği röpörtajda Trabzonspor için oynadık demesi? Peki iki hafta sonraki maçlarının Trabzonspor ile olması? Ya da daha açık olanı gelsin; Karabükspor seyircisinin tüm maç boyunca Şampiyon Trabzon diye bağırması ve son hafta maçlarının Trabzonspor ile olması, hatta o maça komple gençlerle çıkmaları? Bak daha “penaltı verildi, verilmedi” olaylarına girmiyorum. Bunlar son 6 haftanın NET gözükenleri. Ortada bir ŞİKE varsa iki taraflı araştırılmalı, ama hayır; burada ŞİKECİ takın FENERBAHÇE. Çünkü zamanında DOPİNG de yaptılar. Hatalı sonuçtu bu elki, ama olsun! Yapabilirlerdi de! Bunu yapan ŞİKE de yapar! Trabzonspor ise dünyanın en kuyruk acısına sahip olmayan, en ŞEREFLİ İKİNCİ takımı. Bugüne kadar ŞİKE denen kavramn yanından bile geçmemiş olduğu için APTAL’ı oynayan bir camia olarak takılmasında bir sorun yok.

Derinlerden çıkıp, biraz da gerçeklere dönelim. Bugün, Fenerbahçe’ye yapılan KARA LEKE, sindirme, yıldırma ve mesaj verme çabasından başka bir şey değildir. Göz dağı verilmeye çalışılıyor, çünkü Fenerbahçe mali olarak çok büyüdü. Önü alınamaz bir hızla da büyümeye devam ediliyor. Muhtemelen bu dava boyunca da hesaplarının bir kısmına el konularak ya da dondurularak mali krize girmesi sağlanacaktır. Fakat gerçek şu ki, bu davadan bir şey çıkmayacak, zira çıkar da Fenerbahçe’yi küme düşürürlerse işte o zaman gerçek olaylar başlar. SİYASİ olan bu dava -ki bence sporun ERGENEKON’u- , 25 milyon AKP seçmenini 25 milyon FB taraftarı ile karşı karşıya getirir ki bu taraftar “Sandıkta Görüşürüz Mesut Bey” diyip Mesut Yılmaz’ın siyasi hayatını bitirmiş bir camia. İşte o zaman başta Hakan Şükür ve Faruk Özak olmak üzere, bu davada emeği geçen herkesin başı çok ağır bir şekilde yanar; zira bir kulübe iftira bir kere atılır, temizlenir; ama ikinci ve daha büyüğü yapılıyorsa tepki daha büyük olur; OLACAKTIR!

Son söz; bu dava SİYASİDİR. Birileri birilerine bir şeylerin borcunu bu dava le ödeyerek yaranmaya çalışıyor, belki de teşekkür ediyordur. Zamanlama, içerik ve taraflılık olarak nedeni de anlattığım üzere gayet bellidir. İşin ilginci sonucu da bellidir, zira iki tarafa da yaranması gereken bazı kişiler ne onu küme düşürebilir ötekini şampiyon yapabilirler, ne de ötekinin şikayetini görmezden gelebilirler. Benim burada yazacağım tek ve son bir kelime var; onunla yazımı bitireceğim. Bu davada emeği geçen tüm ÇİRKEFLERE gelsin; “YİYOSA!”.