Öncelikli olarak, hayatım boyunca hep çizebilmek istedim, fakat hiçbir zaman istediğim kadar başarılı olamadım. Çok güzel şeyler çizebiliyordum, fakat uzun sürüyordu. Hızlı çizmek istediğimde ise çok uzun sürüyordu. O yüzden bir Ersin Karabulut olamayacağım kesindi benim için. Ben yine de pes etmedim, hem elimin çabuk çizebileceği, hem de kendi çizgilerim ile derdimi anlatabileceğim bir şeyler yapmak istedim. O da bu yazıya nasip oldu. Kesinlikle iyi çizdiğimi iddia etmiyorum, derdimi anlatacak kadar çizeyim yeter.

mIRC vardı o zamanlar. Sonra ICQ. Manyaklar gibi muhabbet ederdik insanlarla.Tanımadığımız insanlar olarak başlayıp, daha sonra ilerleyen samimiyetle birlikte “ICQ numaranı versene ya” diye devam eden yakınlıklar kurulurdu (şimdilerde yerini “burası kastı msn var mı?” aldı). Yaştan dolayı ya da ilginç olmak, “bak ne kadar uyumluyuz iyi anlasiyoruz” mesaji vermek ihtiyacından dolayı konuşmalar genellikle şu şekilde olurdu;

– naptın ya ? :)))
+ napayım işte, bi kız var onla konuşuoz :)))
– hadi ya bende kız yok hiç her yer erkek yaw :(((

Kendimizi emoticon -o zamanki adı ile smiley- ile anlatmak gibi bir derdimiz vardı. Gülen surat koyunca şirin durmuyordu aslında. Dil çıkaran surat koyunca gerçekten dil çıkarmıyorduk. Üzülen surat koyunca da ağlamıyorduk. Ama öyle bir izlenim oluşmuştu insanlarda.

İşin ilginci henüz webcam’ler de yaygınlaşmamıştı o zamanlar. Hani kendimi kasmayı gerektirecek bir durum da yoktu. Ama nasıl biriyle chat yaparken yanında biri varsa yazdıklarını sanki karşındaki ile konuşuyormuşçasına sesli olarak söylersin ya bir yandan da -sonra bunu dedim, o da şunu dedi tadında-, öyle bir şeydi işte bu smiley’leri kullanıp, dünyanın en pandomim insanıymış gibi davranmak. Halbuki gerçek tam olarak şuydu;

Bunu farketmemdeki en büyük etken bir gün yurtdışından bir arkadaşla webcam üzerinden konuşurken sorduğu “olm sürekli smiley koyuyosun da suratın gülmüyo ne iş?” sorusuydu. Webcam’den kendime baktım, bir de yazdıklarıma baktım. Bu çiz(eme)diğim üç kare ilk o an kafamda oluştu. “Dimi lan eheheheh” diye cevap verdim, zerre gülmeden. Aradan 10 yıl geçti. Bu yazıyı yazdım. Hala aynı şekilde chat yapıyorum. Muhtemelen bir “Internet Kullanım CV’si” sahibi olsaydım,  “1999-2001 – Smiley” ibaresini içerirdi. Ve tabii ki tek olmazdım bu konuda. Aynı ibare, değişik uzunluktaki sürelerde bir çok CV’de bulunurdu. Zira biz, en az bir nesil olarak bir dönem Smiley’dik.