Aslında her şey Van Der Sar’ın jübilesinde Marc Overmars’ın attığı mükemmel golü izlemem ile başladı. Üç kişiyi geçip attığı mükemmel plase ile Barcelona günlerine değil, adeta Ajax günlerine selam çakıyordu Overmars. Ve hemen akabinde gol sevincin gele arkadaşlarını gördüm. Formalarının arkalarında isimleri yazıyordu; 1-Van Der Sar , 2-Reizeger , 8-Davids , 25-Kanu ve tabii ki 11-Overmars. ynayıp oynamadıklarını bilmiyorum ama kuvvetle muhtemel 10-Seedorf , 9-Kluivert (eğer dombik halinden kurtulabilmiş ise) ve De Boer kardeşler de orada olmalıydı. Ama her zamanki gibi cool takılarak gol sevincine katılmamışlardı muhtemelen.

Daha önce birkaç kez yazmıştım. Fil gibi hafızam vardır diye. Bu kadrou bu kadar net hatırlamamın sebebi ise çocukluğumda en büyük yere sahip olmalarındandır. Öyle ki 95-97 yılları arasında Fenerbahçe kadar yer edinmişti bu takım hayatımda. Çünkü Sensible World of Soccer vardı ve benim takımım Ajax’tı. Hatta o kadar net hatırlarım ki o oyunumu, ilerleyen sezonlarda takıma yaptığım transferler bile ezberimdedir. Kaleye Bodo Ilgner ve Andreas Köpke, defansa Sergi, Costacurta, Baresi, Couto; orta sahaya Desailly, Figo, Laudrup kardeşler ; forvete ise Bergkamp ve Shearer. Ama Shearer pahalıydı, önce Dejan Savicevic’i alır, iki sene oynattıktan sonra onu satarak yerine alırdım. Çok kısaca bugüne bakınca bu adamlardan oynayan artık kalmadı. Zaten ben de artık FM 2011 oynuyorum.

O zamanların üzerinden ne kadar geçtiğini belirtmek için aklımda kalan biriki ufak daha detayı yazayım buraya.

Okechukwu Uche hala gençti.
Rüştü Reçber genç yetenekti.
Televizyonda Renault 11 – Flash S reklamları vardı.
Gezici Migros arabası her sabah 10’da sitemize gelirdi. RC Kola ve cips alırdım.
RC Kola hala vardı.
Elvan Gazoz mutluluk kaynağıydı.
Pentium serisi yeni çıkmıştı.
Metallica Load albümünü çıkarmıştı.
Sakalım yoktu (bak en çok bu koydu).

Evet, ben artık hakkaten genç değilim. Teşekkürler Van Der Sar. Ajax’a verdiğin üstün hizmet ve ban farkettirdiklerin için.