Cuma akşamı, saat 19:00 sularında saçlarımı kestirdim. Başlıktan da anlaşılacağı üzerine kısa kestirdim. O saatlerden beri gelen soru ve şaşırmalar üzerine yazılı bir açıklama yapmak ihtiyacı hissettim.

Soru : Aaa Murat, saçını mı kestirdin?

Cevap : Evet.

 

Soru : Aaa Murat, saçını kazıtmışsın?

Cevap : Genel algı gibi, YANLIŞ. Saçımı kazıtmadım. 3 numara yaptırdım. Aslında 1 numara yaptıracaktım, fakat tepeden bakan albino zannetmesin diye uzun bıraktırdım. Bir dahakine daha kısa kestireceğim.

 

Soru : Niye yaptın ki böyle bir şey?

Cevap : Sıcak.

 

Soru : Kadınlar gibi bunalıma girince saçını mı kestirdin sen de?

Cevap : Çok sıcak.

 

Soru : Kafa şeklin güzelmiş ama. Yoksa hiç güzel olmazdı (soru bile değil, o kadar yani).

Cevap : İlk kez yaptırmadım ki? (cevaba soru ile karşılık vermek)

 

Soru : Aaaa. Hiç görmemiştim ben seni böyle.

Cevap : Beni böyle (kısa saçlı) görmemiş olman, benim saçlarımın hiç böyle olmadığı anlamına gelmez. 17 yaşımdan beri saçlarım bu ve daha kısa boyutlarda olmuştur düzenli aralıklarla.

 

Soru : Sakalları niye kesmedin?

Cevap : Çünkü seviyorum.

 

Soru : Sakalları kısaltmayacak mısın?

Cevap : Hayır.

 

Soru : Sakalları da keşke kes..

Cevap : Tamam.

 

Soru : Yine mi böyle kısacık kestirdin? Şeftali gibi olmuşsun yine, dokunamam ben saçına! (Annem)

Cevap : …

 

Soru : Bize mi özendin? (kısa saçlı gezen arkadaşlar)

Cevap : Hayır.

 

Soru : Uzatıcak mısın? (kısa saçı muhtemelen beğenmemiş arkadaşlar)

Cevap : Kendisi uzayacak zaten.

 

Soru : Ne kadar verdin ona?

Cevap : 20 TL

Karşı Cevap : Ben evde keserdim bedavaya!

Cevap : … (hep aynı geyik ama)

 

Soru : Nasıl? İyi geldi mi? (berberim)

Cevap : Cıvıl cıvıl.