“En sevdiğim yaş 27’di” diye başlar profilim. Devamında ise küçükken ne kadar iyi bir yazar olacağım konusundaki öngörülere karşın nasıl da çok iyi bir yazar olamayıp, yazı kabızı bir adama dönüşme sürecimden bahseder. 27 yaş sadece bir yıl sürdü. Yazı kabızlığım ise halen devam etmekte…

Neden sempatim olduğuna dar hiçbir fikrimin olmadıı bir yaş 27. Rakamlarla aram haddinden fazla iyi olduğundan dolayı belki küçükken -ya da artık “gençken” aklımın bir köşesinde bir şekilde yer edindiğinden, Kurt Cobain, Jimi Hendrix, Jim Morisson ve daha nicelerinin gördüğü son yaş olduğundan ya da Andre Santos’un forma numarası olduundan. Hiçbir fikrim yok. Bugüne kadar oturduğumuz hiçbir evin telefon numaraları dahil olmak üzere hayatımın hiçbir yerinde bulunmadı bile. Ona rağmen…

Küçükken hep bir 18 yaş hayali kurulur. Her şeyin değişeceği yaş, ehliyet alınacağı, araba alınacağı… Aslında bakınca bu kadar. 18 yaştan en büyük beklenti ehliyet ve araba. Onun dışında bir ihtimal sivilceler azalır, çatallaşan ses oturur da sürekli blok flüt tadında konuşmak zorunda kalmaz insan. Çok şaşalı olmuştu 18. yaş günüm. Fakat 18. yaşıma dai ne hatırlıyorum sorulsa cevap veremeyeceğim çok nettir. Ama 27… Olgunluğun güzel yaşı. FM jargonu ile artık “hot prospect for future” değil de “vital part of the team” olarak görülmeye başlanan güzel yaş. Baya bir sağlam müzisyenin -Jeff Buckley, Elliot Smith, Amy Winehouse…- gördüğü son yaş. Geriden bakınca çok varmış gibi durur, ama gelince “vay be” dedirtir. İşte o 27 benim favorim.

Aslında üç yıl kadar önce bitirmiştim 27 yaşımı. Fakat en büyük hayalimdi ona tekrar geri dönmek ve bunun için yapmayacağım şey yoktu. Çok araştırdım. Araştırmak derken eski Türk filmlerindeki gibi kitap kitap değil, deney tüpleri ile hiç değil. Bildiğin Google. Ve 27’nin formülünü buldum. Çok eski, kimselerin hatırlamadığı bir formülü ve bir o kadar da büyük bir karşılığı vardı. Ömrünün sonuna kadar 27 yaşında kalabilirdim, fakat karşılığında gençliğimden vazgeçmem gerekiyordu. Hiç düşünmeden verdim. Üç yıldır 27 yaşımdan bir gün bile yaşlanmadım. Saçlarm biraz beyazlar gibi de olsa üç yıl önce tekrar geri döndüğüm yaştayım, ömrümün sonuna kadar 27 olarak kalacağım. Karşılığında gençliğimden vazgeçmiş olsam bile…

Siz siz olun, değerini çok iyi bilin bu yaşın. Yaşanmışlıkları ya da olgunluğu bir kenara bırakıyorum, 27’den sonra gelen 28 ve 29 gibi iki çirkin yaştan dolayı değerini çok iyi bilin. 27 candır. En sevdiğim Yaş’tır.”